Türklerin Gizli Anayasası: Töre

31/12/2008

Türklerde Arkadaşlık Önemlidir

Filed under: Arkadaşlık,Müsahiplik — Arslan @ 15:40

MÜSAHİPLİK / CAN KARDEŞLİĞİ

Can Kardeşi

Sizlere belgeselde de kullandığım Röportajdan alıntılar sunmak istiyorum.
(Törenleri yapılan Hüseyin – Esma DEMİR, Rıza – Nazik AYGÜN çiftinin röportajından alıntılar.)

Soru : YOL KARDEŞLİĞİ NEDİR?
Hüseyin – Yol kardeşliğimiz bizim Bektaşiliğin ve Aleviliğin geleneği göreneğidir. Alevi töremize göre, Musahipsiz herhangi bir kişi olmaz.
Rıza – Alevi topluluğunda musahiplik, kirvelik gibi çok önemlidir. Bizim dedeler bir insan otuz yaşına deyip de bir musahibi ile bir çömlek altına girmezse kazancı haramdır der gerçekten de haramdır.
Nazlı – İllaki Musahip ailemiz olacak. Gönlümüze göre arkadaş seçeriz. Musahip olunca, O gelir benim evimde oturur, kendi evi gibi yer içer, ben de giderim oraya. Aramızda ayrım, gayrım yoktur. 0 benim giydiğimi giyer, ben de onun elbisesini giyerim.
Esma – Dördümüz bir gömlek giyeriz bacı kardas gibi. 0 benim kardeşim olur, ben onun ablası olurum. Birbirimize saygı sevgi gösteririz. Ömür boyu kardeşiz.

Soru : NASIL KARAR VERDİNİZ ?
Rıza – Tabi esimizle beraber karar alıyoruz. Yani dördümüz bir niyetlenip karar veriyoruz.
Nazik – Ben nisanlıydım, eşim musahibimle görüşmüş geldi bana sen ne diyorsun dedi Ben de olur dedim. Olduk musahip.
Rıza – Önce ben gittim Hüseyin abi dedim, Huyun suyun olsun seni çok sevdim, musahip olaIım mı dedim. Hüseyin abi de kabul etti. Böylece karar verdik..
Hüseyin – Evlendiğimizde muhakkak kendimize bir musahip bulmamız lazım sonunda biz dördümüz bir araya gelip karar verdik., musahip olup ta ayrılmanın çok büyük günahı var onun için iyi düşünmemiz gerekir.
Rıza – Bizim alevi kesimine göre, bir alevi, musahibine karşı kin kibir güdemez. Bundan dönüş yoktur. Hata yapan çok büyük cezalandırıl Hatta köyden ve toplumdan dışlanır.

Soru : KARAR ALDIKTAN SONRA NE YAPTINIZ ?
Hüseyin – iki aile karar verdikten sonra kurbanımızı alıp dedemize gittik. Dede biz Görüleceğiz dedik.
Rıza – Dedemize tarikatımızı sürdüreceğimizi söyledik. Dedemiz bize bir yıl mühlet verdi. İyi düşünün dedi. Ondan sonra, ceminizi yapacağım dedi.
Nazik – Biz hanımlar banyomuzu yaparız. Hiç giyilmemiş kutnu eteklerimizi (üç etek) giyeriz beyaz tülbendimizi başımıza alırız, büyüklerimizin elini öperiz.
Esma – Küslerle barıştık, niyaz olduk. Ben bu yola gidiyorum bana davacı olmayın dedim. Ve görgüye girdik.
Rıza – Tarikata gidiyorum diyerek içimde bir sevinç, bir mutluluk vardı.
Esma – Beni titreme tuttu.
Nazik – Doğru yola nasip olmak için oraya (Cemevine) gidiyoruz. Cem’e giderken Altına girmemiz için temiz çarşaf alırız Kurban alırız.
Hüseyin – Hangimiz büyükse ilk kurbanı o keser. Ertesi sene de diğer musahip keser. Şimdi kurbanı aldık meydana getirdik musahibimle beraber dualaşıyoruz kurban sağ ayağını ilk önce kurbanı getirdiğimizde kurban abdesti alınır. abdestimizi alıyoruz ondan sonra kurbanı meydana getiriyoruz güzelcene sağ ayağını yukarı kaldırıyoruz dede duasını eder ondan sonra mutfağa kesim için göndeririz. Eti pişirilir ve getirilen lokmalarla kavrulur, pilav yapılır.

Soru : CEME GELEN HERKES ÇEŞİTLİ YİYECEK VE İÇECEKLER GETİRİYOR NEDEN ?
Esma – Ceme girerken çörek yaparız. meyve alırız, bulgur getiririz, yağ getiririz mutfakta hazırlarız oradaki halka yemek dökeriz.
Nazik – Çöreğimizi getiririz, meyvemizi, portakal, elmamızı alır bisküvi alır lokum alır kurbanımızı getirir herkese nasip olmasını, herkesin kursağına girmesini isteriz.

Soru : BİR CAN VE BİR BACI ORTAYA İRBİK – LEĞEN GETİRDİ, BUNUN ANLAMI NEDİR ?
Nazlı – Abdest alınması için ibrik ve leğen getirilir. Önce ibrik ve leğeni tutan erkek yanındaki kadının eline üç defa su döker. O kadın abdest almış olur. Daha sonra da kadın erkeğin eline üç kez su döker o da abdest almış olur.
Esma – Abdest alınarak günahlardan arınmış oluyorlar. Önce dedenin eline su dökülür sonra da diğerlerinin eline erkek su döker kadında omzundaki peşkirle ellerini kurular. Böylece herkes abdestlenir.

Soru : CEMDE SAZ ÇALINIP DUA EDİLDİ. NİYE DUALARINIZI SAZ EŞLİĞİNDE YAPIYORSUNUZ ?
Rıza – Cem sırasında 12 imam hizmeti yürüdüğünden duaz imam söylenir. Onun için mecbur bizim töremize göre aşıklar her zaman 12 imam hizmetini yürütmek için saz çalmak zorundadır.
Hüseyin – Cem törenimizde deyiş duaz Allah Muhammed haricinde öyle türkü falan herhangi bir şeyler söylenmez. Deyişler söylenir, duazlar söylenir. Yani ibadet olan şeyler söylenir. Mesela, sıradan bir türkü söylenmez. Aynı ilahi gibi, bütün deyişler söylenir. Pir Sultan’ dan Fuzuli’ den duaz imamlar söylenir.

Soru : GÖZCÜ (12 İMAMDAN BİRİ) YERİ SÜPÜRÜYOR ONUN ANLAMI NEDİR ?
Hüseyin – O süpürgeci. Dede dua edipte “Allah Allah” deyip te secdeye indiği ve tekrar “Gerçeğe hööö Ya Ali” deyip te bütün halk geri çekildiğinde, cemaatin yere dökülen günahlarını ve nefislerini süpürmüş oluyor.

Soru: TÖRENİN SONUNA DOĞRU ÇIRAĞ YAKTINIZ. BU NE ANLAMA GELİYOR ?
Rıza – Dede, cemaate duaz imam yaptırdıktan sonra, cemi mühürlemeden önce bu çırağı yaktırır. Ondan sonra da tekrar duasını verir böylece cemimizi mühürlemiş yani bitirmiş olur.
Hüseyin – Biz çırağa delil de deriz. Bundan sorumlu imam bir avuç tuzu güzelce has bir tülbende sarar. Bir bakır kabın içine kor. Üzerine eritilmiş tereyağı ya da sıvı yağ döker. Kibritle yakar. O saatlerce kokmadan ve is yapmadan yanar. Dede de duasını okur.

Soru : CEM TÖRENİNDE NELER HİSSETTİNİZ ?
Rıza – Topluluktan önce dedeler girer ve basta oturur. Bizde sonra sırayla (kapı sövesiniöperek ) niyaz ederiz ve içeri gireriz. Cem evine girerken önce bir sıkıntı bastı bana. Sonra da içimi bir sevinç, ferahlık kapladı.
Nazik – Haliyle insan heyecanlanıyor girerken nasip yapacam nasıl edecem diye. Ortaya çıktıktan sonra çok mutlu ve huzurlu oldum. Yani içime şöyle bir güneş doğmuş gibi oldu.
Hüseyin – Orası tabi Ali postudur orada olmak çok heyecan veriyor. Göründüğü gibi olmuyor. Bayağı sikintiIi oluyor.
Nazik – Heyecanlandım, dedenin konuşmalarını dinledikçe bir serinlik bir rahatlık geldi. Oradan hiç kalkrnak istemedim daha doğrusu.
Rıza – Başta büyük olarak Hüseyin abi gider. Hüseyin abiden sonra ben, benden sonra eşi, eşinden sonra benim eşim gelir. Gozcu dede göç geldi, göç geldi dediği zarnan yureğirnden sevgi saygi geçiyordu. El ele tutusarak dedenin huzuruna gitmek için kapidan girdik. yandan sirtimizi dedeye donmeyecek sekilde durduk ve niyaz ettik. Dede bizi dualadı. Ondan sonra dördümüzü bir gomlek altina soktu.
Esma – Katarinda dururken çok heyecanlandım. Elirn ayağirn titredi. Doğru yol öğrenmek, dededen saygı, sevgi gorrnek beni sevindirdi. Dede, haram yeme, elin görmediğini gördürn deme, çoluğunuza, çocuğunuza bunları öğretin bu yoldan ayrilrnayın dedikçe rahatladım.
Rıza – Dedenin yanına geldiğinizde, geriye dönüş olmadığı için musahip olduğurnuz için çok rnutlu oldum.
Nazik – Mutlu olduğum kadar biraz da düşünüyorum. ileride biz birbirimizle küsersek, derdimize derman yok. Birbirimize hıyanetlik düşünürsek sonurnuz, geleceğimizin çok kötü olacaği söyleniyor. Onu düşünüyorum. Hani bir de halkın arasında yüzümüz kara çıkarsa neler olacak diye düşünüyorum.

Soru : ÜSTÜNÜZE ÖRTÜLEN ÇARŞAFIN ANLAMI NEDİR ?
Esma – Üzerimize kefen örtüldü. Dördümüz bir gömleği giyelim diye, haram yemeyelim, Birbirimize kötü gözle bakmayalım, devamlı mutlu olalım, birbirimize bağlı olalım diye.
Rıza – Biz o kefen dediğimiz çarşafın altına girdiğimizde, bir gömleğe girmiş oluyoruz. Yani ahret gömleği demektir o. Dördümüz bir gömlekte yaşayacağız. Dördümüz öbür dünyada da ayni gömleğin içerisine gireceğiz. 0 anlamla, o kefeni bize örttüler ve dede duasını yaptı.
Hüseyin – 0 çarşafın anlamı bizim göreneklerirnize göre, dedemizin söylediklerine göre bir insan nasıl ölür de kefene girerse, bu şekilde İlk musahipIikte de aynısı olur. Onun için bu kefen dediğiniz gömleğin altında dördümüz bacı kardaş olarak, bir kefen altında yaşayacağız.
Nazik – Kalbim duracak gibi oldu üstüme çarşafı atınca. Yani kalbime çarpıntı geldi. Her tarafımı sıkıntı bastı. Şimdi o çarşafın, kefenin altına girdiğimize göre, artık, bizim çocuklarımız da yol kardeşi oldular ve bundan sonra birbirleriyle kesinlikle evlenemezler. Kardeş çocukları evlenebilir ama, bizim çocuklarımız evlenemezler. Yol kardeşliği, karın kardeşliğinden de daha ileridir.

Soru : SEMAH YAPARKEN NELER HİSSETTİNİZ ?
Nazlı – Semah yapmak için ortaya çıktığımda çok heyecanlandım. Hani nasıl döneceğim. Cemaatin gözü bende, iyi olmasına çaba gösteriyorum haliyle.
Esma – Semah yaparken seyir için olmasın, hak için olsun. Kurban olduğun Allah, oraya süpürge çaldım, orada döndüğüm için Allah benim yardımcım olsun.
Hüseyin – Biz tabi oturuyoruz, hanımlarımız semah dönecek. Biz de onlar için dua ediyoruz.semahlarını düzenli yapsın, şaşırmasınlar diye.

Soru : BUNDAN SONRA BİRBİRİNİZE KARŞI NE GİBİ SORUMLULUKLARINIZ OLACAK ?
Rıza – Bundan sonra Hüseyin abinin sıkıntısı benim, benim sıkıntım Hüseyin Abinin. Hüseyin abinin elinde parası olmazsa ben ona yardim ederim. Hüseyin Abi çocuğunu okutamazsa ben okuturum.
Hüseyin – Simdi ikimiz musahip olduğumuz için, benim malım onun, onun malı benim. Musahibimin kapısında malı yok, davarı yok, benim ailemin hiçbir eksiği yok, onun ailesinin çok şeye ihtiyacı var, ben bütün bu eksiklerini tamamlarım. Onun ne sıkıntısı varsa onları görürüm. Elimden geldiği kadar gücümün yettiği kadar evi yıkılmış, yanmış ise ben yeniden yaptırır dayar, döşerim.
Esma – Zati bizim musahipliğimiz, yani yol kardeşliğimiz bel kardeşten de daha ileri ben bunun annesi sayılırım, o da benim evladım. Yani onun çocuğu benim benimki onun sayılır, yani ayrı yok.

Soru : MÜSAHİPLİĞİN KURALLARINA UYMAZSANIZ NE OLUR?
Hüseyin – Müsahibliğin kurallarına uymasak, kuralları çiğnersek bizim de cezamız çok Ağırdır. Aleviliğin törelerine göre musahibimle küs olursak derdimize derman Yoktur. Müsahibimin yanına giderim, “Musahip, biz böyle böyle bir hata ettik. Gel biz düşkünüz şaşkınız, bugün cem var. gel gidelim yalvaralım, yakaralım,” diye konuşur dedemizin yanına gideriz. “Dedem günahımız bu, bizim aramız açık biz bu yola devam edeceğiz, bizim günahım neyse çekeceğiz” diye af dileriz. Dedede, aynı bizim cem cemaatimiz gibi cemi toplar bizi çağırır.
Rıza – Allah o yolları göstermesin. biz topluluktan dışlanırız. Dede cemaattin önünde bizi yargılar. eğer cezamız varsa verir. Cezaya göre kurban keseriz, köye bir hayır yaparız, ya da cezamız büyükse köyden, cemaatten, toplumdan dışlanırız.

Soru : AYNI ANDA BAŞKA BİRİYLE DE MUSAHİP OLABİLİYOR MUSUNUZ ?
Rıza – Şimdi bizim törelerimize göre bir aileyle musahip olunur, başkasıyla musahipolamayız.
Hüseyin – Bizim köy 30-35 hane. Evli olup da 20 yaşını dolduran müsahipsiz kimse yoktur. Herkesin müsahibi vardır.

Soru: ÖLDÜKTEN SONRA DA MÜSAHİPLİĞİNİZ DEVAM EDECEK Mİ?
Rıza – Töremize göre ben ölürsem, benim çocuklarım Hüseyin abiye baba diyerek hitap eder. Hüseyin abinin çocuğu da bana baba olarak hitap eder. Böylece,musahiplik ölümle son bulmaz, yıllarca devam eder gider.

Kaynak
Korkmaz GÖÇMEN

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 967 other followers