Türklerin Gizli Anayasası: Töre

02/07/2009

Türbedar Emmi’nin görev şuuru

Filed under: ADAMLIK,Ölüm,Din,FAYDALILIK,Görev Şuuru,Hayat — Arslan @ 11:34
turbedar emmi

turbedar emmi

 
Kayseri”de gördüğü bir rüyadan etkilenip 13 yıldır gönüllü olarak çok sayıda türbe ve caminin temizlik ve bakımını yapan ””Türbedar Mehmet Emmi”” veya ””Bursçu Mehmet Amca”” diye tanınan emekli noter baş katibi Mehmet Ünlü (74), hayatını kaybetti.
     Kapalı Çarşı”da avizecilik yapan merhum Mehmet Ünlü”nün arkadaşı Hamdi Sarp, AA muhabirine, 13 Haziran Cumartesi günü iş yerine gelen Mehmet Ünlü”nün kendisine kümbet ve camilere ait bir poşet dolusu anahtarı ””Bu işleri sana emanet ediyorum”” diyerek bıraktığını söyledi.
     Bu görüşmenin ardından 15 gün yurt dışına çıktığını ve birkaç gün önce Kayseri”ye döndüğünü belirten Sarp, şöyle dedi:
     ””Merhum Mehmet Ünlü ile 1996 yılında tanıştım. O günden bu güne tarihi cami, kümbet ve benzeri mekanlarla ilgili ortak çalışmalarımız oldu. Kendisi hayatını tarihi eserlere adamıştı. Bu eserlerin içini ve çevresini temizler, kırılan camlarını, kapılarını tamir ettirirdi. Tamamen gönüllü olarak yaptığı bu işler için hiçbir yerden ücret almazdı. Üstelik emekli maaşından da buralara harcardı. 13 Haziranda dükkanıma geldi. Bir poşet içinde onlarca anahtarı bana teslim etti. Birazının da evde olduğunu söyledi. ”Benim göğsümde bir ağrı var. Bu işleri sana emanet ediyorum” diyerek ayrıldı. Duydum ki önceki gün hayatını kaybetmiş.””
     Mehmet Ünlü”nün hayatını ülkeye adadığını belirten Sarp, ””Türbeleri temizleyip bakımını yaptığı için bazıları ”Türbedar Mehmet Emmi”, ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs veren sanayici ve iş adamlarının burslarını öğrencilere ulaştırdığı için de ”Bursçu Mehmet Amca” diye tanınırdı. İleri yaşına rağmen bisikleti ile onlarca tarihi mekanı gezip buraların bakımını yapardı”” diye konuştu.
    
     -RÜYASINDAN ETKİLENMİŞTİ 
     Noter başkatipliğinden 1989 yılında emekli olan Mehmet Ünlü, daha önce AA muhabirine, 1994”de gördüğü bir rüyadan etkilenerek, o günden beri düzenli olarak Kayseri”deki medrese, türbe, mescit ve kümbet gibi tarihi yapıların temizlik ve bakımıyla uğraştığını anlatmıştı.
     Ünlü, 2007 yılında AA muhabirine, ””1994”de bir rüya gördüm. Rüyamda, şu anda yıkılmış olan Tutak Mescidi”nde oturan 3 kişi benden mescidi temizlememi ve kitapları kurtarmamı istedi. Bu isteği yerine getirdim. O tarihten bu yana da kümbet ve camilerin temizlik ve bakımlarını yapıyorum”” demişti.
    
     -35 CAMİ VE KÜMBETE BAKIYORDU 
     Mehmet Ünlü, 1992 yılından bu yana 35 tane cami, türbe ve kümbetin iç ve dış temizliğini yapıyor, şehitliklerdeki su bidonlarını dolduruyor, sabah çok erken saatlerde kalkıp, akşama kadar bisikleti ile tarihi mekanları dolaşıyordu.
     Cenazesi Melikgazi ilçesi Hisarcık Mahallesi”nde aile kabristanına defnedilen Ünlü, evli ve 3 çocuk babasıydı.
Tarih : 02.07.2009 13:23:02

http://www.kayserihaber.com.tr/giris.asp?kanal=haberler&id=9006

Ağanın Asaleti

Arif Molu’ nun şahsında tecessüm eden “Ağa” asâleti, bu insanların, ne şartlar altında ve ne şekilde olursa olsun, başkalarının huzuru için, nefislerinde duydukları acıları bala tahvil etmenin çarpıcı tezahürleriyle doludur. Bir gün, içlerinde Darsıyak’ lı Hacı Mahmut Bey’in bulunduğu, Kayseri’ li seçkinlerden, oluşan bir kalabalık, Molu’ ya, Arif Bey’i ziyarete giderler. Saygıdeğer konuklar, pencereleri geniş avluya bakan odalarda ağırlanmaktadırlar. Bu arada ilahi bir raslantı başgösterir. Arif Bey’in çoktan beri hasta yatan oğlu Cafer, ölür. Yaslı baba, konuklarının neş’esini kaçırmak istemez. Ev halkından, çığlıklarını, göğüslerinin derinliklerinde boğmalarını rica eder. Hıçkırıklar boğazlarda düğümlenir, kimseden çıt çıkmaz. Evin arka duvarı yıktırılır, cenaze oradan çıkarılır, kaldırılır. Konuklara bir şey sezdirilmez. (Ahmet KAPLAN) Erciyes’in Eteğinden Geçenler, Kayseri Ticaret Odası Yayınları:28, Ocak 2000, Kayseri Sayfa:101

12/01/2009

Siyah giyinmek?

Filed under: Ölüm — Arslan @ 15:06

25 Ekim 2007

… ve Karnabahar Yemeği

İçimden hiç yemek yayınlamak gelmese de hayat devam ediyor. Üstelik bazılarının “Türkler’in hayatını felce uğrattık, yasa boğduk, onlara siyah giydirdik” gibi şeyleri düşünmelarine meydan vermekte istemiyorum. Bazı blogcu arkadaşlarda görüyorum, siyah görüntüler filan yayınlıyorlar. Hatta siyah giyelim gibi birşeyler okumuştum. Arkadaşlar bunun kime ne yararı var? Düşmana karşı siyah giyerek onları sevindirmiş olmuyormusunuz? Zaten bizlere olabildiğince kötü hissttirip ümitsizliğe sürüklemek onların amaçlarından değil mi? Pek bilinmiyor ama islam da yas ve siyah giyinmek yoktur. Ve bizlere vakarlı olamak yakışır. Azameti sonsuz rabbimize dua edeceğiz, olanlardan ders alacağız ve elimizden gelen madi manevi her türlü desteği vereceğiz inşallah. Bizler Kahraman bir millet olarak bir avuç acizin yaptıklarıyla siyah giymeyiz!..

Son zamanlarda bu tarz tencere yemeklerini daha sık yapar oldum. Ve artık kavurarakta pişirmiyorum pek. Hatta klasik yöntem olan soğanın kavurularak yapıldığı yemeklerde bile soğan, salça, yağ ve suyunu koyup direk pişiriyorum. “Tadı değişiyor mu?” diyeceksiniz. Bende deneyin ve kendiniz karar verin diyorum. Bence biraz değişiyor çok ta fark edilir derecede değil.

02/01/2009

Ölüm uygulamaları: 3.40.41. günler..

Filed under: Ölüm — Arslan @ 11:05

Kahveci : Beltan Göksel
CI

Hece olarak bir anlam taşımıyan “Takı”olarak kullanılınca hecelere can veren CI gözümün içine bakıyor “Ağabey benden bir yazı çıkarcasana “dercesine. Sesi de narin bir cinsi latifin inceluğunda kulağımı okşayınca “Olur BaCI yazayım, üle ossun” deyiverdim, geçtim klavyenin başına.

BaCI, bana KayaCI baCImızın yaptığı lafın uzantılarını anımsattı. Köşe yazılarında başlıyan söylemler, TV kanallarına sıçramakla kalmamış , şanlı medyamızın Magazin sahifelerine dek uzanan bir iz sürmüştü. Hele “Off anam!Ne gaCI ama “diyerekten boy boy çıplağ-çıplağ fotoları kamu oyunun gözlerinin doyumuna sunulmuş, sonrasında bir kapalı salon toplantısında çobanların giydiği keçelerle gerekli görülen protestolar yapılmış ve olay maaşallah canlı tutulmuştu. Star TV. Suç duyurusu yapan çobanı bulmuş , O’nunla Star-Life Magazin programında nefis bir söyleşi yapmış, tebrikler! Aşkolsun afferin yani!

Bazı insanlar aCI-larla beslenirler. Buradaki acı-dan kasıt vücuttaki ağrılar değildir. Kişinin iç dünyasında oluşan , beynine kazınmış-duygusal öfke yüklü aCI fenomenleridir. Yakın çevrenize bir bakın , mutluluklarından bahseden, sevinçlerini coşku ile paylaşan kaç kişi tanıyorsunuz? Tabii paylaşıyormuş gibi davrananları ayırt etmeyi başarabilirseniz. Kendi mutluluklarını yalınız kendi içlerinde yaşıyan , giderek ailesi ile bile yaşamıyan-yaşatmıyan acaip bir toplum olduk çıktık. Daha doğrusu CIlkı çıktı yaşamların. Ne yapalım “Ben diyem seviyem “, sende süle n’ olur ” Ben de seviyem” Çekmiyelim artık sanCI.

ACI ‘dan sözü açtım ya dün Haber Türk -Sitesinde şu haber ilgimi çekti, bilhassa (Misafir)yorumlarından biri var ki müthiş!Efendim , Top Model Tuğba Özay oynayacağı ilk sinema filmi için demiş ki: “Ben aCI çeken bir kadın rolü istiyordum”Misafir yorumcu diyorki”Seni asgari ücretli bir işe koyalım, gör bak ACI çekmek nasıl oluyormuş” Günün olayı bana yine ilham kaynağı oldu. Ankara B. Şehir Belediyesinin hani vatandaşa ucuz sıkılmış portakal suyu hizmetini büyük özveriyle yapan pek sayın İdareci Patronu malı götürmüş! Hemi de haCI olan bu zatı devletleri Kabede yedi yıldızlı otelden iki devre mülk almış. Almış ki her yıl haCI‘lığını tazelesin ve dahi kendisine yapılan bedduaları göğüslesin. O öyle düşünedursun ama” Mevlası bilir, Allahın işine karışmak ne haddimize.

Unutamadığım bir Anektotta SN. Reha Muhtar’ın kaza sonrası yaralılarla konuşurken , yerdeki mevtaya “ACI varmı-ACI varmı ?”diye soru yöneltmesi.

Ne kadar diyaloğu genişletsem dahi CI hecesinin hatırını sözlüklere sığdıramam. Hani yorumlarınızla bana yol gösterseniz derim. Söz temsili : AraCI iktisadi yaşantımızda büyük yer tutar. İş bitirmekte fevkalade yetkili ve etkili olan KapıCI , giderek OdaCI görevinde bulunanların da hakkını yememek lazım. Biz yolcu O’nlar hanCI oldukları sürece herbir işin nasıl üstesinden gelindiğini farkedeceksiniz. Yoksa siz de bunlara itibar etmiyen sınıfındanmısınız? Hata ediyorsunuz , bu kişilerin sosyal konumunu öğrenmekte acele ediniz, vakit geçirmeden. .

Sizler , “İş yok” diye serzenişte bulunup durun. Bakın şimdi ben size neredeyse sektör haline gelen bir işten bahsedeyim. Bu iş DuaCI mesleğidir. Sabredin anlatacağım:

Mahallenizde ölen kalan kimler var devamlı takip edeceksiniz. Bu takibin pratik yolu zengin mevtaların Cenaze Namazlarının kılındığı camileri kolaçan etmektir. . Mevta genellikle öğlen namazlarına yetiştirilir-bekleyin ve mezarlığa kadar çok üzüntülü bir görüntüyle mevta ile birlikte yola çıkın. Gömülme işi bitince Mezarlık İmamı tarafından defin duaları okunurken, arada bir nefes almak üzere durunca hemen siz de okumaya başlayın. Diğer duaCI-lar bu duruma kızsalar da aldırmayın. Mevtanın sahiplerinden de çekinmeyin zira O’nların etrafı görecek halleri yoktur. Bilahere Efendim, “Başınız Sağolsunlar”bitince Allah rızası için mutlaka mevtanın sahipleri sizi memnun edeceklerdir. Haa, birşeycik vermezlerse de sakın ola belli etmeyin. Mevtanın kim olduğunu-nerede oturduğunu tespit edin. Vefatın üçüncü günü töremize göre yemekli Mevlüt verilecektir. Bu yemeğin adı Fette’dir. Fetteyi kaçırmayın. Yanikim sizin bir ajandanız olsun gün be gün definleri-sonrası fetteleri kaydedin. (Mevtanın defnedildiğinin 3. günü ve 40-41. cı günü)Hiç boş gününüz olmaz inanın , akşam yemekleri Beleşe gelir. Menü; iç pilav-kavurma-tavuk veya et haşlama-zerde veya irmik helvasıdır. (Eee, bu pirinç kıtlığında tadından yenmez) Tabii bu arada Mevlüt öncesi veya sonrası bir iki dua da kıraat eyleme imkanı bulursanız, mezarlıkta kaçırdığınız cukkayı kapabilirsiniz. Şimdi diyeceksiniz ki “Bana bu işi bırakmazlar”. Bırakmazlar tabii. Ne dedik yukarıda “Bu iş bir Sektör-dür. “O zaman şirket-i Hayriyeye girme yollarını arayacaksınız. Benden sülemesi bu ka. . . Yollarını kendiniz bulun Kaardeşimmm…

Sakın ola, yukarıdaki söylemlerimden ötürü alınganlık yapmayın. İşte öyleyse böyle. Hepinizin bu gibilerle mutlaka bir şekilde karşılaşmanız olmuştur. Ve sormuşsunuzdur: “Yahu bu adam kim?”

Hesabı sizi üzmesin-yormasın . Bana şakaCI deyip geçiverin.

Beltan Göksel

Kağan’ın gömüleceği yer gizli kalmalıdır

Filed under: Asalet,Ölüm,Kağanlık — Arslan @ 08:35
Ekleyen Dede Korkut   
Pazar, 05 Mart 2006
Hayrani Ilgar’ın hazırladığı fakat henüz yayınlanmadığı tarihi romanlardan CENGİZHAN adlı kitabı şöyle başlıyor:“Ben Nakubeğoğlu Boğorçu,
Bugünlere kadar at sırtından inmeyen,günlerce ve aylarca yol alıp yorulduğunu bilmeyen;otlattığı kısraklardan kımız yapmak için süt sağan,yağı içine şimşek gibi ağan,güçlü kolları ile üç ayıyı boğan;yapılan bütün savaşlara giren,karanlıkta bile yağıyı gören,dostuna ihanet nedir bilmeyen,hakkı olmadan bir lokma aş yemeyen Boğorçu!…Kaan Cengiz Han ile dolanan, hem mutlu hem de yaslı günleri çok olan Kaan’ın hem yoldaşı hem de sırdaşı;yakınlarının neşesi ve gözyaşı Boğorçu!…Ömür boyu savaştan savaşa koşan,vuruşmalarda her şeyi unutup çoştukça çoşan,çok yağı başı ezen,yüzlerce kent görüp gezen,dostunu da düşmanını da gözünden sezen Boğorçu!…Bir gün olsun yumuşak döşekte yatmayan,midesine haram aş katmayan,işveli ve alımlı da olsa yad avratlarla yatmayan,kimsenin dinine ve inancına hor bakmayan Boğorçu!…

Devletin yücelmesini Türklüğün güçlenmesini en büyük ülkü bilen,yalnız Kaan ve yasalar önünde baş eğen Boğorçu!….

Savaş ve uğraşlardan artık elimi çektiğim şu kocalmış günümde çevreme toplanmış olan Çok sevdiğim torunlarım!….Anlatacaklarım sizlere ders ve ibret olsun isterim.Sakın ola ki, yaşadığınız süre içinde millet arasında boyculuk,hele hele bölgecilik yapmayın…Milleti ve Türklüğü bir bütün olarak görüne….Doğruluktan asla sapmayın,tek ve ulu Tanrı’dan başkasına tapmayın!…

Bu günlere kadar çok çeşitli kavimler ve topluluklar gördüm;çeşitli dinler ve inançlar tanıdım.En sonunda kocayınca yanınıza geldim,uçmağa burada ulaşmak istedim…Yerimi gençlere bırakmanın daha yerinde olacağını düşündüm…

Sizlere anlatacaklarımın içinde eksiği vardır,fazlası ve hele hele yalanı asla yoktur!…Benim için önemsiz sayılan veya haberim olmayan olayları anlatmamış olabilirim.Ama anlatacaklarım gerçeğin ta kendisidir torunlarım!….

Sizlere anlatacaklarım kendi macerammış gibi görünse de ben aslında Çingiz Kaan’ın hayatını anlatacağım!….Zira ömrüm kanın yanında geçti,onsuz geçen günüm pek olmadı diyebilirim…Çingiz Kaan daha Kaan olmadan,daha adı Temuçin iken üç beş hayvanından fazlası,beş on kişiden fazla yakını bulunmadığı,çok günler karnını doyuramadığı için aç yattığı günlerde Temuçin’e yoldaş ve arkadaş oldum…Şimdi o geçmiş günler aklıma geliyor da içim şenleniyor,gönlüm o günlerin özlemini çekiyor…Sizler de içinde yaşadığınız dönemin değerini bilin,o döneme hakkını verin ve gerekenleri eksiksiz yapın ki, sonradan gönlünüz benimki gibi huzurla dolsun…

Bizler hiçbir zaman ve hiçbir yerde aman dileyene ve hatunlara ve çocuklara kılıç çekmedik;ağlayanın gözyaşını sildik….Ama bu arada, yasalarımızı dinlemeyip bizlere karşı gelen,yolumuza engel olan,bizlere kötülük yapan ve yalan söyleyenlere de asla aman vermedik….Hayatta dileğim odur ki,sizler de aynı yolda yürüyün ve Temuçin’in koymuş olduğu yasaların dışına çıkmayın…. “

Cengizhan kitabının sonu ise şöyledir:

“Çağatay’ın konuşması üzerine dedim ki:töremize göre Kaan’ın gömüleceği yer bilinmemelidir,herkese saklı olmalıdır!…Bunun için arabanın önünde ben gideceğim,arabayı da yalnız kanın çocukları takip etmelidir.ötekiler bizleri burada beklemelidirler!…Son sözüm budur…

Benim bu konuşmama karşı konuşan yine Çağatay oldu…Büyük Komutan Boğorçu yine doğru söyler!…Bizler dönünceye kadar bizi burada bekleyeceksiniz….Yürü Komutan Boğorçu!…

Arabanın önünde ben arkasında oğulları olduğu halde Çingiz’i Burhan Haldun dağına götürdük…Orada Çingiz’in zaman zaman Gök Tanrı’ya yakardığı tepenin kayalıklarına vardık.Orada kazdığımız çukura Çinzgiz’i koyduk ve üzerini toprakla örttükten sonra,kimse tarafında anlaşılmayacak şekilde üzerini kuru ağaç dalları ile kapatarak ayrıldık…

Böylelikle,Çingiz’in gömüldüğü yer kimse tarafından bilinmiyor,bilinmeyecek de….”

 

 

 

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 967 other followers