Türklerin Gizli Anayasası: Töre

Tasnif Denemesi

Töreler, hem gelenek görenekle ilgili, hem de örf ve adetlerle ilgili. Kültür, Kanunlar, hukuk, ahlak ve karekterle ilgili. Atasözlerimizde törelere rastlanabiliyor. Bu sözlerin anlamları aşağıdadır. Farkı sizinde katkılarınızla hepbirlikte bulalım.

3 Yorum »

  1. GELENEK:

    gelenek, -ği

    is. top. b. Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon: “Şair yeni bir dil yaratabilir ama bunun için gereken gücü gelenekten alır.” -N. Ataç.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    gelenek İng. tradition Osm. anane Alm. Tradition, Überlieferung Fr. tradition

    Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç.

    BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    gelenek İng. tradition Alm. Überlieferung, Tradition Fr. tradition

    Sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılan ve bir toplumda kuşaktan kuşağa geçen kültür kalıtları, alışkanlıklar, bilgiler, töreler, davranışlar.

    BSTS / Budunbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    Gelenek İng. Tradition Osm. Anane Fr. Tradition

    BSTS / Türe Terimleri

    ——————————————————————————–
    gelenek İng. tradition Osm. anane Fr. tradition

    Bir toplumda, bir toplulukta, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen tinsel ekin öğelerinin her biri.

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    ——————————————————————————–
    gelenek

    an’ane.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    gelenek İng. tradition

    Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar.

    BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    gelenek

    Gelir

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    gelenek

    Gelenek, âdet

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    Gelenek

    Şanlıurfa ili, Ovacık bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=130288

    GÖRENEK:

    görenek, -ği

    is. top. b. Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet, alışkı: “Muhitin ve göreneğin şımarttığı bu kız beni de tahrik ederse ne yapacaktım?” -A. Gündüz.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    görenek İng. custom Osm.âdet Alm. Sitte Fr. coûtume

    Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç.

    BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek İng. usage Alm. Brauch, Gewohnheit Fr.usage, routine

    Bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı.

    BSTS / Budunbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek İng. routine Fr. routine

    1- Başka türlüsünü, daha kolay ya da yararlı olanı düşünmeksizin bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı. 2-Birkaç kuşak süren, kimisi giderek gelenekler arasında yer alan, karşı çıkıldığında direnme gücü zayıf toplumsal davranış örneği.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek İng. usage Osm. âdet Fr. usage

    Uyulması için herhangi bir yaptırımı bulunmayan ya da yaptırımı çok yumuşak olan davranış örneği.

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    ——————————————————————————–

    görenek

    örf ve âdet. ~ töresi: örf ve âdet hukuku.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek

    1. Örnek: Görenekleri bu şekilde. 2. Gelenek, her çeşit alışkı. 3. Görgü: Görenek olmayınca babasının yanında cigara da içer. 4. Birisinden gördüğü şeyi aynen yapmak isteyen (kimse). 5. Terbiye.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek

    Geçici yenilik, moda.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek

    Davranışları başkalarına benzemeyen, acayip (kimse).

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek

    Gösterişli, yakışıklı, göz alıcı (kimse)

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    görenek

    Gelenek görenek

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=139487

    ÖRF:

    örf Ar. ¤urf

    is. Yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek: “Yaşandığı asrın örf ve âdetlerini belirtmek bakımından kıymetli bulmuyor değilim.” -R. H. Karay.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    örf

    Korku verici tavır

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=249172

    ADET:

    adet, -di Ar. ¤aded

    is. mat. 1. Sayı: “İşe giren kadınların adedi günden güne çoğalıyor.” -N. Hikmet. 2. Tane: “Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı.” -L. Tekin.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    âdet Ar. ¤¥det

    is. (a:det) 1. top. b. Görenek: “Bayram tebriği bir güzel âdettir.” -B. Felek. 2. Topluluk içinde eskiden beri uyulan kural, töre. 3. Aybaşı.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    âdet

    bk. alışkı.

    BSTS / Budunbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    âdet

    görenek.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    adet

    Âdet, töre, alışkanlık

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=3265

    TÖRE:

    töre

    is. 1. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet: “Töre anlayışları bu bilinçlilikleriyle pekişmiştir.” -N. Cumalı. 2. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    töre İng. morals Osm. örf Alm. Sitte Fr. moeurs

    Aktöresel niteliği belirgin geleneksel halk davranışlarının her biri. bk. gelenek, görenek, boşinanç. krş. moda.

    BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre İng. morals Osm. örf Alm. Sitte Fr. moeurs

    Toplumuna göre, yasa ve aktöre yerine geçebilen, ama gerçekte yasa olmayan davranış kalıbı.

    BSTS / Budunbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre İng. custom Osm.örf, âdet Fr. coutume, usage

    Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre İng. good morals Osm. âdap Alm. Sittlichkeit Fr. pudeur publique

    Toplumun, iyi ya da kötü saydığı yolların, aldığı durumların, ve yordamların tümü.

    BSTS / Ceza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri

    İng. mores Osm. örf ve âdet Fr.moeurs

    Toplumun gönencine uygun düştüğüne ortaklaşa olarak inanılan gelenek, göreneklerle aktöre kurallarının tümü.

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    ——————————————————————————–
    töre

    hukuk.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre İng. customs Osm. örf Lat.mos-mores Alm. Sitte Fr. moeurs

    1- Bir toplulukça benimsenmiş, yerleşmiş eyleme ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların tümü. 2- (Dar anlamda) Bir toplumdaki ahlaksal davranış biçimleri.

    BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    Eğitim, görgü.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    Geline verilen armağan.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    Mahkeme.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    Şaşma bildirir ünlem.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    < ET töre: töre; âdet; ahlak; usul. || yol töre: adabımuaşeret

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    Âdet, gelenek

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    bk. türe.

    Tarama Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    töre

    evin en önemli yeri, sediri

    Divanü Lügati’t-Türk

    ——————————————————————————–
    töre

    evin veya odanın en iyi, en önemli yeri, sediri

    Divanü Lügati’t-Türk

    ——————————————————————————–
    Töre Köken: T.

    Cinsiyet: Kız
    1. Eğitim, görgü, gelenek. 2. Soyluluk, asalet. 3. Eksiksiz, mükemmel. 4. Geline verilen armağan.
    Cinsiyet: Erkek
    1. Eğitim, görgü, gelenek. 2. Soyluluk, asalet. 3. Eksiksiz, mükemmel. 4. Geline verilen armağan.

    Kişi Adları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=315093

    TÜRE:

    türe

    is. Adalet.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    Türe Osm. Hukuk Fr. Droit (objektif)

    BSTS / Türe Terimleri

    ——————————————————————————–
    türe

    Görenek, gelenek.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    türe

    Gergin, sinirli olma durumu: Bu türeyi kime yapıyorsun?

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    türe

    Subay, komutan.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    türe

    Töre, gelenek, görenek.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    türe

    Töre

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    türe, (töre)

    Âdet, usûl, kaide, örf, görenek, kanun, âyîn.

    Tarama Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    Türe Köken: T.

    Cinsiyet: Erkek
    1. Görenek, gelenek, töre. 2. Subay, komutan. 3. Hak ve hukuka uygunluk, adalet.

    Kişi Adları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=318888

    ATASÖZÜ:

    atasözü

    is. (ata’sözü) Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, darbımesel: “Her atasözü yerleşmiş bir itiyadın, bir âdetin, bir huyun söz biçimine girmesi, böylelikle perçinleşmesi demektir.” -N. Hikmet.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    atasözü İng. proverb Osm.darb-ı mesel, mesel Alm. Sprichwort Fr. proverbe

    Halkın, doğal ve toplumsal olaylarla ilgili kanıtlarını belirleyen özlü, kısa, geleneksel halk anlatımı. (Bu anlatım genellikle uyaklı, benzer, karşıt anlamlı, eş sesli sözcüklerle sözcük oyunlarından oluşmaktadır.)

    BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    atasözü

    bk. atalar sözü.

    BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    atasözü İng. maxim Osm. durub-u emsal-i Osmaniyye Alm. Sprichwort Fr. proverbe

    Eski kuşakların denemelerinden kalma yol gösterici, akıl verici yargı ve öğüt : Ak akçe kara gün içindir; Gülme komşuna gelir başına; Damlaya damlaya göl olur vb.

    BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    atasözü

    bkz. atalarsözü

    BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    atasözü İng. maxim, proverb Osm.darb-ı mesel Alm. Sprichwort Fr. proverbe

    Anonim özellik taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüzyıllar boyunca geçirdiği gözlem ve denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış söz: Âlet işler, el övünür. Ak akça kara gün içindir. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. Ağlamayan çocuğa meme vermezler. Keskin sirke küpüne zarar. Çobansız koyunu kurt kapar. Taşıma su ile değirmen dönmez. Güvenme varlığa düşersin darlığa. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ vb.

    BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    atasözü

    Azerbaycan Türkçesi: atalar sözü; Türkmen Türkçesi: atalar sözi ~ nakil; Gagauz Türkçesi: söleyiş; Özbek Türkçesi: maqόl; Uygur Türkçesi: maqal; Tatar Türkçesi: mäqal’ ~ babalar süze; Başkurt Türkçesi: mäqäl; Kmk: atalarsözü ~ ata sözü; Krç.-Malk.: nart söz ~ ata-babalanı sözleri; Nogay Türkçesi: ata söz ~takpak; Kazak Türkçesi: makal; Kırgız Türkçesi: makal; Alt:: kep sös; Hakas Türkçesi: söspek ~ adalarsözî; Tuva Türkçesi: üleger tomak; Şor Türkçesi: çajılgı sös; Rusça: poslovitsa

    BSTS / Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu

    KARAKTER:

    karakter Fr. caractère

    is. 1. Ayırt edici nitelik. 2. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye: “Yıldız’ın iyi bir eğitimi, kuvvetli bir karakteri var.” -A. Gündüz. 3. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi: “Pek uysal, tatlı, neşeli karakterine rağmen dostum kavgacıdır.” -R. H. Karay. 4. Basımda harf türü. 5. ed. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse. 6. fel. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Osm. seciye

    Töreler ve törel değerlerle ilgili olarak, kişinin güçlüklere karşın göreli olarak düzenli ve sürekli tepki yapmasını sağlayan özelliklerden oluşan dizgeleşmiş bütünlük.

    BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Osm. seciye, hasisa Fr. caractère

    1- Belli ahlâk ölçülerine göre değerlendirilen kişilik. 2- Bir organizmanın belirgin yönü ya da yönleri. 3- Bir şeyi benzerlerinden ayıran temel özellik.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Osm. vasıf Lat.character Alm.Charakter Fr. caractère

    (Lât. character = işaret koyma aleti) Bir variyete ya da türün bireylerinin sahip olduğu biçim, renk, büyüklük, yapı özellikleri olup genlerin etkisi ile meydana çıkarak bir dölden bir döle taşınırlar.

    BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Osm. seciye, hasisa Alm. Charakter Fr. caractère kharakter

    (Yun. kharakter = oyulmuş, çizilmiş, kalıpla basılmış < kharassein = yarmak, oymak, çizmek) : 1- (Genel anlamda) Bir nesnenin, bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti; bireyin davranış biçimlerinin bütününü belirleyen ana özellik. 2- (Ahlâk felsefesinde) Kişinin kendi kendisine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve eylemlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü.

    BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter Osm. vasıf, seciye Lat.caractère

    (zooloji)

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    ——————————————————————————–
    karakter Fr. caractère

    Yazın yapıtılarında, bir kişiyi benzerlerinden ayıran temel özelliklerin tümü.

    BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character

    Özellik, nitelik, herhangi bir organizmanın, eşyanın yapısını belirleyen özellikler.

    BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Alm. Charakter Fr. caractère

    Kişileştirme işleminde derinlemesine ele alınan oyun kişisi; kendine özgü nitelikler içinde ruhsal gelişimi olan oyun kişisi. Karakterin dış görünüşleri ötesinde anlamı sağlayan iç yaşamı vardır. Örnek : Hamlet, Galile, Tartuffe, Othello, Treplev vb.

    BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Osm. vasıf Lat.character: işaret koyma aleti Alm. Charakter Fr. caractère

    Bir türün bireylerinin sahip olduğu biçim, renk, büyüklük, yapı özellikleri. Genlerin etkisi ile meydana çıkarak dölden döle taşınırlar.

    BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character, trait

    Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri.

    BSTS / Zootekni Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter

    bk. damga

    BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

    ——————————————————————————–
    karakter İng. character Alm. Charakter Fr. caractère Az. xasse

    (…)

    BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    karakter Fr.caractère

    1. Bir nesnenin, bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen ana özellik, öz yapı, seciye: § “Muayyen fertlerde can ile ruhun birleşme ve ahenginden nasıl bir karakter husule geldiğini aramakla mükelleftir” -Ziya Gökalp, Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri, 42. § “En umumi karakteri ve en geniş tarifiyle klasik…” -Peyami Safa, Sanat-Edebiyat-Tenkit, 150. § “Bu çocuğun karakteri bu süfliyete doğarken düşmedi ya?” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 173. § “Avrupalının şarklı karaktere en yakın milletini tanırsınız.” -Necip Fazıl Kısakürek, Hikâyelerim, 68. § “Nahif ve titrek vücudunun umumi karakterleriyle ince sesi arasındaki tabii ahenk…” -Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, 47. § “O kıyafetle ve karakterle şehre, sokağa, insanların arasına fırlasın.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 40. 2. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi: § “Karakter buna denir işte!” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar-Çok Uzak Fazla Yakın, 514. § “Karakterlerine göre, artık ikisi için de dönüş yolları kapanmış bulunuyordu.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 122. § “Yere basan topuktan sonra, sıra ayak parmaklarına gelirken, Selmin’in gizleyicilik, inat ve hesaplı davranış gibi karakter vasıfları, o kısacık anın yumuşak sesleri ile çıtırtıları arasında beliriyor.” -Peyami Safa, Yalnızız, 154. § “Böylece bu hâl tercümesini bir kahramanın kaygılı fakat inanlı, yerici fakat yapıcı karakterinin tasviri hâlinde canlandırıyordu.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Röportajlar II, 81. § “Baba-kızın birbirine benzeyen karakter ve ilgi alanlarından ötürü çok iyi anlaşıyor olmasını doğru değerlendiremeyecek kadar gönül gözü körleşen Meryem, babalarla-kızlar ve annelerle-oğullar arasındaki o şefkat dozu yoğun özel bağı kavramamakta ısrarlıydı.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 30. § “Aynı karakter, aynı ideal sahipleriyiz.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 4. § “Karakteri ve bileği sağlam cahil ve sert, kişiliği ağır-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 146. § “Yalnız yazdıklarıyla değil, yaptığı mücadele ile de Fikret, edebiyat ve düşünce tarihimizde büyük bir ahlak ve karakter davası yarattı.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 112. 3. Üstün, manevi özellik. 4. Basımda harf türü: § “Onu yabancı filmlerde oynayan bir karakter artistine benzetiyordum.” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 5. 5. Bireyin kendi kendisine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. 6. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse: § “Onun hiçbir hikâyesinde, muayyen vaka, tahlil, tip, karakter aramayın.” -Peyami Safa, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, 38. § “Hayattan dilimler, itiraflar, tarihî romanlar, halk romanları, töre ve karakter romanları vs.” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 270.

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=182466

    DAVRANIŞ:

    davranış

    is. 1. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: “Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!” -N. Cumalı. 2. fel. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. 3. ruh b. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    davranış İng. behavior Osm. tavr-ı hareket

    Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin tümü.

    BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    davranış İng. conduct Fr. conduite

    1- Kişinin özellikle ahlâk bakımından gösterdiği davranım. 2- Bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-Bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    davranış İng. behaviour Fr. comportement

    Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü.

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    ——————————————————————————–
    davranış İng. behaviour Osm. tavr u hareket

    Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim.

    BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    davranış İng. behaviour Alm. Verhalten Fr. comportement

    Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

    BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=84829

    AHLAK:

    ahlak Ar. a¬l¥®

    ç. is. (ahla:kı, l ince okunur) 1. Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre: “Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez.” -Ç. Altan. 2. Huylar: “Bu şoförler hepinizin ahlakını bozdu.” -M. Ş. Esendal.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    ahlâk İng. morale Fr. morale

    1-Toplu olarak yaşayan bireylerin uymak zorunda bulundukları eylem ve davranış kurallarına verilen ad. 2. Bir kimsenin içinde yaşadığı toplumsal çevrenin törelerine uyma yetisi.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    ahlâk

    sağtöre.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    ahlâk İng. morals Osm. ahlâk Alm. Moral Fr. morale

    1- a. Belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen törel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamı. b. Çeşitli toplumlarda ve çağlarda kapsamı ve içeriği değişen ahlaksal değerler alanı. 2- Bir kişi ya da bir insan öbeğince benimsenen eyleme kurallarının toplamı. 3- Ahlâksal olan şeylerle bağlantısı olan bir görüşler dizgesi (tek kişinin, bir ulusun, bir toplumun, bir çağın). 4- Felsefenin bir dalı olarak: a. Ahlâk üzerine kavramsal öğretiler. b. İnsanların kişisel ve toplumsal yaşamdaki ahlâksal eylemlerine ilişkin sorunları inceleyen felsefe öğretileri.

    BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    ahlak

    (Ar. ) 1. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. 2. Bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, huy.

    BSTS / Veteriner Hekimlik Tarihi ve Deontoloji Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    ahlak

    Bir çeşit armut.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    ahlak

    (< Ar. ahlâk) ahlak, yaradılış, huy

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=6638

    HUY:

    huy Far. ¬°y

    is. 1. İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat: “Can çıktıktan sonra da huy, adamı kolay kolay terk etmiyor.” -R. N. Güntekin. 2. Alışkanlık: “Bu günden sonra geceleri dolaşma huyu edindim.” -R. Mağden.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    huy İng. temperament Osm. mizaç

    Duygu durumlarındaki değişimleri algılayabilirle duyarlığı. (Geniş biçimde metabolik süreçlere dayanır.)

    BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    huy İng. temperament Fr. tempérament

    İçgüdü durumuna dönüşen alışkı, bk. yaradılış.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    huy İng. temperament Osm. mizaç Fr. tempérament

    Kişinin dirimbilimsel özellikleri ve toplumsal-ekinsel çevre koşulları içinde oluşan, ruhsal etkinliklerini belirleyen, ırasının coşkusal yanlarının ve genel olarak bireysel özelliklerinin toplamı.

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    ——————————————————————————–
    huy İng. temperament

    Mizaç.

    BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    huy

    Bostan çardağı.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    huy

    Çocuk.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    huy

    Top oyununda topu arkadaşlarına verme, pas.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    huy

    Kulübe; bostan kulübesi

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=158897

    ALIŞKANLIK:

    alışkanlık, -ğı

    is. 1. Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, itiyat, huy, ünsiyet: “Yılların verdiği alışkanlıkla, kendimden emin konuşuyorum.” -A. Ümit. 2. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet. 3. fel. ve ruh b. İç ve dış etkilerle davranışların tekrarlanması, hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    alışkanlık Fr. Accoutumence

    BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

    ——————————————————————————–
    alışkanlık İng. habit Osm. itiyat

    Düzenli ve sürekli olarak kendini gösteren, öğrenilerek edinilmiş yalın davranışlar.

    BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    alışkanlık İng. habit Osm. itiyat Fr. habitude

    1. Bir edim ya da etki karşısında canlı bir varlığın kazanmış olduğu değişmez tutum. 2. Bir şeyin sık sık yinelenmesi sonunda oluşan huy ve alışkı.

    BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    alışkanlık İng. habit Osm. itiyat Lat.habitus Alm.Gewohnheit Fr. habitude heksis

    İç ve dış etkilerle eylem ve davranışların yinelenmesi, hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren, koşullanmış davranış ya da tepki biçimleri. Alışkanlıkların toplamı, insanın bir tür “ikinci doğası”nı oluşturur. Alışkanlık, bir yalınlaştırma olduğu, özel bir dikkat çabasını gereksiz kıldığı için düşünsel yükü azaltır; ancak düşünce ve davranışlarda bir katılaşma yarattığından bunların gelişimini engelleyici etkisi de vardır.

    BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    alışkanlık İng. habituation

    Bir ilacın tekrarlanarak kullanılması sonucunda oluşan psişik bağımlılık durumu.

    BSTS / Farmakoloji ve Toksikoloji Terimleri Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=12020

    GÖRGÜ:

    görgü

    is. 1. Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye: “İçinde yaşadığımız aynı çevre, aynı görgü, beni tamamıyla onlara benzetmiyor.” -O. C. Kaygılı. 2. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim. 3. Görmüş olma durumu: Görgü tanığı.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–
    görgü Fr. Expérience

    BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

    ——————————————————————————–
    görgü

    Ayna.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    görgü

    Göz tokluğu: Görgülüdür hayra verilen paraya acımaz.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    görgü

    Dert, felâket: Ne görgülü başım varmış.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    görgü

    Taklit eden (kimse).

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    görgü

    Alışkı, âdet.

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    görgü

    Alevi töresince toplantı, ibadet, edep, görgü cemi

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    Görgü Köken: T.

    Cinsiyet: Erkek
    1. Bir toplum içinde uyulması gerekli saygı ve incelik kuralları. 2. Bir kimsenin anlayış, seziş ve bilgisini artıracak nitelikte etki yapan deneysel bilgi. 3. Göz tokluğu.

    Kişi Adları Sözlüğü

    ——————————————————————————–
    Görgü

    Malatya ili, Yeşilyurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

    ——————————————————————————–
    Görgü

    Muş ili, Varto ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=139582

    TÜZE:

    tüze

    is. Hukuk.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    tüze İng. laws Osm. hukuk Alm. Recht Fr. droit

    Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler, bk. halk tüzesi.

    BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    tüze İng. justice Osm. adalet Alm. Gerechtigkeit Fr. justice

    Yaygın ve geniş anlamı ile herkesin yasalarla tanınmış olan türesini yerine getirme, verme, başkalarının türesine uyma, saygı gösterme.

    BSTS / Ceza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri

    ——————————————————————————–

    tüzetüze

    İng. law Osm.hukuk Fr. droit

    Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü.

    BSTS / Toplumbilim Terimleri

    ——————————————————————————–

    tüze

    adâlet.~ Bakanlığı: Adliyye Vekâleti.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    tüze İng. justice Osm. adalet Lat.Justitia Alm. Gerechtigkeit Fr. justice dikaiosyne

    Doğrunun, hakkın korunması; doğru olmanın özbelirtisi. 1- Platon ve Aristoteles’ten beri, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme demek olan bir anaerdem. 2- (Daha dar, biçimsel anlamda) Doğru olarak kabul edilmiş olanda uzlaşma. Herkesin hakkının yasalarla tanınmış olması. 3- (En dar anlamda) Yargıcın niteliği olarak, yürürlükte olan hukuk yasalarının kesin bir uygulanması. Ancak bu uygulama, insan yaşamındaki durumların ve ilişkilerin sonsuz çeşitlililiği ve karmaşıklığı içinde, çok kesin ve en yüksek tüze olarak görülmek istenirse, en büyük bir tüzesizliği de dönüşebilir; bu yüzden ölçülü bir sağduyuyla tamamlanmak zorundadır.

    BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    Tüze Köken: T.

    Cinsiyet: Erkek
    Adalet, hukuk.
    Cinsiyet: Kız
    Adalet, hukuk.

    Kişi Adları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=319500

    HUKUK:

    hukuk Ar. §u®°®

    ç. is. (huku:ku) 1. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze: “Hukuk daima âdetlerin peşinden gider, önüne geçmez.” -P. Safa. 2. Bu yasaları konu alan bilim: “Kaldı ki böyle bir hareket, milletlerarası hukuka taban tabana zıttı.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü: Hukuk davası. Hukuk mahkemesi. 4. Haklar: Hukukumdan vazgeçmem. 5. mec. Ahbaplık, dostluk.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    hukuk

    1) haklar. 2) töre. ~ -ı âmme: bk. âmme hukuku. ~ -ı husûsiyye: bk. husûsî hukuk.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=158560

    KANUN:

    kanun Ar. ®¥n°n

    (I) is. (ka:nu:nu) huk. 1. Yasa. 2. Geçerli olan kural: “Dünyanın en büyük kanunu, nefsini müdafaa ve muhafaza etmek için karnını doyurmaktır.” -A. Ş. Hisar.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    kanun Ar. ®¥n°n

    (II) is. (ka:nu:nu) müz. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı: Kanunun ilk kez Farabi tarafından yapıldığı söylenir.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    kânun Ar. k¥n°n

    is. (kâ:nu:nu) esk. Eski takvimde yer alan kânunusani, kânunuevvel ay adlarında geçen “ateş ocağı” anlamındaki söz: “Eski tabirle kânunları yani aralık ve ocak aylarını sevmem.” -B. Felek.

    Güncel Türkçe Sözlük

    ——————————————————————————–

    kanun İng. law Alm.Gesetz Fr. loi

    Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; Newton kanunu, Kepler kanunları.

    BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    kanun

    Askerlerin sıkı düzenini korumakla görevli olan er.

    BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    kanûn

    yasa. ~ -ı Medenî: bk. Medenî Kanun. ~ un lâfzı: yasanın söylemi, sözü. ~ un ruhu (gayesi, maksadı): yasanın ereği, amacı, özü.

    BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    kanun Fr. loi

    (fizik)

    BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

    ——————————————————————————–

    kânun

    (< Ar. kânûn) kanun, müzik âleti

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

    ——————————————————————————–

    Kanun Köken: Ar.

    Söyleyiş: (ka:nun) Cinsiyet: Erkek
    1. Yasa. 2. Geçerli olan kural.

    Kişi Adları Sözlüğü

    http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=180279

    Yorum tarafından okuz — 08/01/2009 @ 14:49 | Cevapla

  2. ATASÖZLERİNDE TÖRE


    Atasözlerini tasnif edenler, ya sadece konuyu esas almışlar ya da konu ile fonksiyonları birbirinden ayırt etme ihtiyacı duymamışlardır. Mesela Ömer Asım Aksoy, atasözlerini “kavram özellikleri” bakımından yedi grupta değerlendirmiştir: “1. Sosyal olayların nasıl olageldiklerini -uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak- yansızca bildiren atasözleri vardır. 2) Doğa olaylarının nasıl olageldiklerini -uzun bir gözlem sonucu olarak- belirten atasözleri vardır. 3) Toplumsal olayların nasıl olageldiklerini uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak bildirirken bundan ders almamızı (açıkça söylemeyip dolayısıyla) hatırlatan atasözleri vardır. 4) Denemelere ya da mantığa dayanarak doğrudan doğruya ahlâk dersi ve öğüt veren atasözleri vardır. 5) Birtakım gerçekler, felsefeler, bilgece düşünceler bildirerek (dolayısıyla) yol gösteren atasözleri vardır. 6) Töre ve gelenek bildiren atasözleri vardır. 7) Kimi inanışları bildiren atasözleri vardır.”[12]. Aksoy’un bu tasnifinde konu ile fonksiyonun birlikte ele alındığı görülmektedir. Pertev Naili Boratav ise atasözlerini tasnif ederken farklı bir yol izlenmiştir: “1) Asıl Atasözleri, a) Bir yargıyı, ya da bir gözlemi kapsayan atasözleri, b) Fıkra edası taşıyan atasözleri, 2) Atalarsözü değerinde deyimler”[13]. Boratav’ın bu tasnifinde ise ifade tarzının ağırlık kazandığı görülmektedir.

    Bazı araştırmacılar da atasözlerini ele aldıkları konu itibariyle tasnif etmişler, hatta eserlerine aldıkları atasözlerini bu tasniflere bağlı kalarak sıralamışlardır. Hilmi Soykut’un ve Selim Kurnaz’ın çalışmaları tamamıyla bu şekildedir ve oldukça ayrıntıya inilmiştir[14]. Aydın Oy ise belirli bir tasnif yapmamış, ancak “Atasözlerimizde Ulusal Değerlerimiz”, “Türklük Konusunda Atasözleri”, “Atasözlerimizde Sosyal Yaşantı ve Sosyal Değerler”, “Atasözlerimizde Din”, “Atasözlerimizde Tasavvuf İzleri”, “Sağlık ve Ölüm Konusunda Atasözleri”, “Ekonomi Üzerine Atasözleri”, “Atasözlerimizde Doğa (Tabiat) ve Evren (Kâinat)”, “Hayvanlarla İlgili Atasözleri”, “Atasözlerimizde At”, “Atasözlerimizde Tarım ve Hayvancılık”, “İklim ve Halk Takvimi Üzerine Atasözleri” gibi başlıklarda hep konuyu esas almıştır[15]. Türker Acaroğlu ise konuya bağlı kalarak şu tasnifi yapmıştır: “A) Meslek ve Sanat Düsturları: 1. Zaman, 2. Çiftçilik, 3. Bağcılık-Bahçecilik, 4. Çobanlık, 5. Avcılık, 6. Değirmencilik, 7. Kasaplık, 8. Nalbantlık, 9. Tabaklık (Debbağlık), 10. Tellallık (Tellaliye), 11. Ve Ötekiler. B) Günlük Yaşam Kuralları: 1. Kişisel Yaşam Kuralları, 2. Aile Yaşamı Kuralları, 3. Toplumsal Yaşam Kuralları C) Din ve Dünya İşleri: 1. Allah (Tanrı), Peygamber, Evliya, İmam, 2. Padişah (Sultan), Kadı (Hâkim), Bey (Efendi)”[16]. Şükrü Elçin de örnek verdiği bazı atasözlerini belirli konulara paylaştırmıştır: “I. İnsan ve Değerler: A. Yüceltilen Değerler: a) Dostluk, b) iyilik, c) Sabır, d) Sebat, azim, e) Bağışlama, f) Fedakârlık, g) Aşk, sevgi, h) temkin, ihtiyat, ı) Diğergâmlık, i) Hayata bağlılık; B. Yerilen Kusurlar: a) Cimrilik, b) Yalancılık, c) Suçu yüklenmeyiş, d) Tenkide tahammülsüzlük, e) İhtiyatsızlık, f) Öfke, g) Nankörlük; C. İnsan Karakteri ve Kişilik II. İnsan-Cemiyet: a) Sosyal işbirliği, dayanışma, b) Sosyal hiciv, c) Mevkie rağbet, d) Yöneticilik, e) Kanun fikri, f) Mülkiyet, g) Ekonomi, h) Eğitim, ı) İş ve zamanın değerlendirilmesi, j) Düşmana karşı uyanık olma; III. Bilgi ve Hakikat IV. Dünya Görüşü A) a) Kader fikri, b) Nasip, c) Tanrı B) Determinisme (sebep-netice minâsebetleri), C) Değerlendirmenin Değişmesi.”[17] Ayrıca makale seviyesinde olsa da bir tema üzerinde yoğunlaşmış atasözlerinin incelenmesine dayanan çalışmalar da yapılmıştır[18].

    Atasözleri ile ilgili tasnif denemelerinde biri de yayılma alanıyla ilgili olmuştur. Ömer Asım Aksoy ile Şükrü Elçin’in tasnifleri bu konuda en derli toplu olanlardır: Ömer Asım Aksoy, atasözlerinin yayılma alanları itibariyle dörde ayırmıştır: “a) Yurdun her yerinde kullanılanlar; b) Sadece bir bölgede bulunanlar; c) Türkiye dışındaki Türk lehçelerinde yaşayanlar; ç) Eski zamanlarda kullanılmış iken bugün bırakılmış olanlar”[19]. Şükrü Elçin’in tasnifinde ise ilk ve son maddeler yer almamakta, ek olarak “tercüme atalar sözü” maddesi konulmaktadır. “a) Bütün Türk dünyasında kullanılanlar, b) Türkiye gibi bir bölgeye has olanlar, c) Tercüme atalar sözü”[20].

    http://w3.balikesir.edu.tr/~aduymaz/atasozleri.htm

    Töre ve Gelenekleri Dile Getiren Atasözleri
    Töre olaylarını ve geleneklerimizi anlatan atasözleridir.
    Kız evi naz evi.
    Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olur.
    Kız beşikte çeyiz sandıkta.
    Su küçüğün sofra büyüğün.

    http://www.kaynakbilgiler.com/atasozleri.html

    Yorum tarafından okuz — 14/01/2009 @ 15:07 | Cevapla


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 967 other followers